NEDEN YAŞARIZ?
Ne kadar garip bir soru değil mi? Hepimizin aklından farklı farklı yanıtların geçmiş olmasını bilmek hiçde zor olmasa gerek. Ama hepimizin yanıtlarının altında anahtar bir kelime yatıyor. Bu bence mutluluktur. Hepimiz hayatı daha mutlu şekilde yaşamak isteriz. Farklı yanıtlar vermemizin sebebi farklı şeylerden mutluluk duymamızdır. Ama hayat herzaman istediğimiz gibi gitmez. Bizden tercihler yapmamızı ister. Ve bu tercihler bizi herzaman mutlu yapmayabilir. Yada biz öyle sanırız. Belkide bunun nedeni tek bir doğrunun olmamasıdır.Verdiğimiz kararlar bir çok etkenin birleşimidir. Ve bu etkenlerin hepsinin bizim için doğru olmadığı anda karamsarlık ortaya çıkar. İşte hayatta karşılabileceğimiz en büyük düşman ” aklımızdan geçen acabalar”. Gelelim birçok benim yaşımda öğrencinin yaşadığı üniversite tercihlerine. Kimilerine göre hayatın en önemli kararı, kimilerine göre dönüm noktası. Neden bu kadar basit bir kararı almakta zorlanıyoruz? Yada neden verdiğimiz kararların arkasında duramıyoruz?
Olaya farklı bir açıdan bakmak istiyorum.Türkiye’de lisans düzeyinde öğrencilerin hayallerini süsleyen çok az üniversite var.Ve kontenjanlarıda oldukça sınırlı.Bu üniversitelere her binimizin arasından sadece birimiz girebiliyoruz.Ve geriye kalan dokuz yüz doksan dokuzumuz hayatı sorgulamaya başlıyoruz.Ve bazı kararlar veriyoruz.İşte problem burada başlıyor. Zorunluluktan verdiğimiz kararların arkasında duramıyoruz. Ama baksak olaya artıları eksileri neler anlasak,belkide verdiğimiz karar bizim için en doğrusu.Kendimden örnek vermek istiyorum. Altı yaşımdan beri hayallerimde odtü(elektrik- elektronik mühendisliği)var. Sınava girmeden bu istek doruk noktasına ulaşmıştı. Ve sınav bittikten hemen sonra istediğimin olmayacağını anladım. Ve anında tekrar sınava girmeye karar verdim.Benim anlayışımda insan hedefleri için ne gerekiyorsa yapmalıydı. Ama ne kadar çocuksu düşündüğümü oturup düşününce anladım. Üniversite nedir bizim için?Sadece hayatta yapabileceğimiz mesleği bize öğreten araç değil midir sizcede? Ve bunu bize sadece birkaç üniversite mi öğretebilir? Eğer bizim içimizde öğrenme aşkı olursa nerde olursak olalım amaçlarımıza ulaşamaz mıyız? Bunları düşündükten sonra tercih yapmaya karar verdim. Eminim birçok kişide benim gibi yapardı. Ve sonuç olarak girebileceğim ilk tercih olan İYTEdeyim. İYTE’de oldğum için pişman mıyım? Kesinlikle hayır. Neden? Olaya birçok arkadaşımın çok takıldığı enstitünün eksikliklerini inceleyerek bakmak istiyorum.Kimilerine göre en büyük problem ensititümüzün Türkiye şartlarında yeterince tanınmaması. Ama bu arkadaşlar enstitünün Dünya’da ne kadar tanındığını biliyor mu acaba? Bilmiyorlarsa araştırmalarını tavsiye ederim. Diğer problem şehrin çok dışında olması.Ama olaya şöyle bakmak daha sağlıklı. Şehrin dışında olması kesinlikle dezavantaj. Ama büyük hedeflerle otuzbeş bin dönüm arazi üzerine üniversite kurulacaksa şehrin içinde kurulmasını beklemekde insafsızlık olur bence. Ayrıca çok kısa zamanda çevresini içine alan gelişim dalgasının başlayacağını düşünürsek çok mantıklı bir adım olduğu kanısına bile varabiliriz. Diğer problemde barınma problemi. Fakat bu problemde çok kaliteli yurtların yapılmasıyla aşılmış gibi. Düşünüyorumda aklıma başka birşey gelmiyor. Tabiiki daha problemleri var enstitünün. Ama her olumsuzluğun aslında bir fırsat olduğunu düşünmekde yanlış olmasa gerek.Enstitünün avantajlarına gelirsek. En büyük avantaj çok sayıda öğrenci aynı anda eğitim görmüyor. Buda birçok üniversitede olmayan öğrenci-öğretmen ilşkisinin inanılmaz olacağını kanıtlıyor. Diğer bir avantaj eğitim dili %100 ingilizce. Buda mezun olunduğunda mükemmel ingilizceyi garanti ediyor gibi.Başka bir avantaj enstitünün araştırmaya inanılmaz açık olması. Zaten Dünya’da teknoloji enstitüsü kavramı teknik üniversitedende üstün olarak görülüyor. Ne yazık ki Türkiye başka bir gezegenden(: Daha sayamadığım bir çok avantaj.
Şu an bu kararı verdiğim için inanılmaz mutluyum.Ama eğer bende başlangıçta olduğum gibi basit şeylere takılmış olsaydım şu an burda olmayacaktım.Bence bütün arkadaşlar hayatta verdiği kararların artı ve eksi yanlarını ortaya koymalılar.Önemsiz eksilerin artıları götürmesine izin vermemeliler.Bazen hiçbir olumsuzluk yaşamamamıza rağmen mutsuzuzdur.Bence bunun nedeni gereksiz eksilerin beynimizde yer kaplaması.
Neden kendimizi en değerli hazinemizden mahrum edelim ki?Ben yaşadığım için mutluyum.Sevebildiğim için mutluyum.Beni mutlu edebilecek şeyleri gördüğüm için mutluyum.Nede olsa deliye her gün bayram(:
HERKESE MUTLULUKLAR




seni tebrik ederim…
Konuya geniş açılardan yaklaşmayı başarabilmişsin.Ve bu ülkenin senin gibi umutlu ve mutlu insanlara ihtiyacı var.Bu okulun da öyle bence.Okulla ilgili olumsuz şeyleri bir kenara bırakmayı öneriyorum bunları düşünerek vakit geçiren herkese…Tam da bloodrayne’nin dediği gibi “Eğer bizim içimizde öğrenme aşkı olursa nerde olursak olalım amaçlarımıza ulaşamaz mıyız? ”
Herkes bi parça deli olmalı..:)
Comment by september september2004_21@hotmail.com — September 21, 2005 @ 10:05 am
hayata hep böyle bak hep mutlu oyle olunca emin ol mutluluk senı ıstemesende buluyor. hayatta hiçbir sey üzülmeye değmez hayatı niye yaşıyoruz üzülmek içinmi deil tabikide mutlu olmak için her zaman tercihlerin seni mutluluga gotürsün
arkadaşım
Comment by nil n_i_l87@hotmail.com — September 21, 2005 @ 2:05 pm
dezemoglu ne guzel yazıksın yaww:)
Comment by ibo smile_of_devil_2005@yahoo.com — September 24, 2005 @ 1:49 pm